Boytek Boyabat Kız Öğrenci Yurdu

Cübbeli Ahmet Hocanın Günahı


Kirli Oyun ve Oyuncular


Boyabat'ın yönü


Kurban Bayramı Yaklaşırken


Hukuk’un Torbada Boğulması


Duvarı nem, insanı gam öldürür


Gezi Notları 2-Çok Gezen Mi Bilir,Çok Yaşayan Mı..?


Neşet Ertaş’ı Anarken


Okullar açıldı


Düşürme


İnsan beyninin bilgisayar yardımıyla okunması


Bir Kofer Bir Sandık


Ali Sezer: "Gazeteci Ali Amca"


2014 Yılı Yeni Asgari Ücretler - II


Kütüphanenin, Kafenin ve Fonun Yolu


Fırlattığı bumerang Erdoğan’ı vuracak!


Boyabat Haber


İmtiyaz Sahibi:
Boyabat Kültür Araştırma Derneği

Haber ve Yazılarınız İçin:

kucukbasahmet@gmail.com
ismetsezer55@hotmail.com
fahra57@hotmail.com
omeraytekin_57_@hotmail.com.tr

Reklam ve Duyurular İçin:

omeraytekin_57_@hotmail.com.tr
GSM:0 (543) 646 81 17
Ev Tel:0(368) 315 02 92

 

0922_yazarlar13.jpg

Anılarda Kalanlar

 

Altmış yaşında bir adama, dünyadan ne anladın diye sorsanız, üç aşağı beş yukarı hiçbir şey anlamadım cevabını alırsınız. Gerçekten de 60 yıldır yapamadıklarına bakmadan yeni yapmak istediklerini sayıklar durur. İnsanoğlu hep böyledir. Geçmişin su gibi aktığını bilir ama geleceği de hiç gelmeyecekmiş gibi düşünür.

Ancak bir gerçek vardır ki o anlayamadan geçen zamanın insan hafızasında birçok anı veya hatıralar canlılığını korur ve bu anı/hatıraları çoğu kez diğer insanlarla paylaşmak ister.
Bendeniz de bugünkü yazımda geçmişe dair farklı anılardan veya aklımda kalanlardan bahsetmek istiyorum.

Öncelikle şunu ifade edeyim ki bendenizin tahsil hayatı yüksek tahsil yapan birçok kişiden farklı olmuştur. 13 yaşından itibaren lokantalarda veya farklı yerlerde çalışarak hayatım geçmiş böylece babam dâhil kimseden 5 kuruş harçlık almadan yaşamışımdır.

Turizm sektöründe çalışmam da ufkumu açmış ve devlet adamlarıyla özellikle de Anadolu Kulübünde çalıştığım dönemlerde yakın ilişkiler kurma imkânı bulmuşumdur. Anadolu Kulübünün, Ankara milletvekilleri ve senatörlerin bir araya gelerek birlikte kaynaşmalarını sağlamak maksadıyla Atatürk’ün emriyle dernekler kanununa tabi olarak İsmet Paşa ve diğer arkadaşları tarafından kurulduğu söylenmektedir. Atatürk’ün tavla oynarken çekilen resminin de burada çekildiği söylenmektedir. Burası 90’lı yıllara kadar Ankara’daki siyasetin merkezi sayılabilirdi.

Bendeniz de 1970’li yıllarda memuriyete girinceye kadar burada çalıştım, birçok olaylara ve konuşulanlara şahit oldum. Bana göre ilginç olanları da zaman zaman kaleme aldım ve sizlerle paylaştım.
Bunlardan birkaçını da bugünkü yazımla yeniden paylaşacağım.

“Tadımız yok ama şekerimiz iyi.”

Bu söz Rahmetli Osman Bölükbaşı’na aittir.

—Osman Bölükbaşı bir gün Meclis koridorundan geçerken İsmet Paşa da karşıdan gelmiş ve Bölükbaşı’na sormuş.

— Osman Bey, nasılsınız?

—Paşam tadımız yok ama şekerimiz gayet iyi.(Ben bunu bizzat Osman Bölükbaşı’ndan naklettim)

 

“Yaramaz Çocuklar”

1980’li yıllarda idi. Süleyman Demirel arkadaşlarıyla yemek yiyor, yemeklerde tabi siyasi mesajlar da verilmesi gerekiyor. Özellikle parti kurup iktidar olabileceklerini söyleyenlere (konseyin vetosunu kastederek) şu cevabı veriyor.

—Bir kaplumbağa yürüyormuş. Nereye gidiyorsun, diye sormuşlar. O da şu karşı dağın zirvesine çıkacağım.” demiş.

—Peki, sen bu gidişle dağın zirvesine nasıl çıkacaksın, çıkamazsın dendiğinde ise;

—Çıkarım, çıkarım kendi halime bıraksalar ben çıkarım ama şu karşı köyde yaramaz çocuklar var, beni sırtüstü çeviriveriyorlar. Eğer o yaramaz çocuklar müsaade etseler ben o dağın zirvesine çıkarım.” diyormuş, şeklinde anlatarak askeri konseyden geçip kuruluşu tamamlarsak yani yaramaz çocuklar müdahale etmeseler biz parti kurduğumuzda iktidar oluruz, diyor.
Şimdi üst bürokratlar arasında olumsuz geçen işler için kamuda “yaramaz çocuklar var” lafını sıkça duyuyoruz.

Umarız sonu hayırlı olur.

“Listelerdeki centilmenlik”

1995 seçimlerindeydi. Refah Partisi milletvekili aday adaylarını genel merkeze çağırmış aday tespiti yapıyordu. Milletvekili adaylarından birkaç tanesi ikindi namazına geç kalmışlardı. Aralarında “Cemaat yapalım mı?” diye soruyorlar ve iş kim imam olacak noktasına geliyor. O ona, o öbürüne derken herkes imamlığı birbirine teklif ediyor. İçlerinden biri de “Arkadaşlar imamlığı ne güzel herkes birbirine teklif ediyor. Şu centilmenliği listelerde gösterebilsek ne iyi olmaz mı?” diye soruyor.

Biz de yerel seçimler nedeniyle aday adayların çekişmesine bakınca bu centilmenlik sorusunu hatırladık.

Hayırlısı olsun ne diyelim.
Kolay gelsin.

 


<<Eski Yeni>>
Tarih:18 12 2013 13:51(982)
Reklam
1. Yorum: bozkurt 18.12.2013.14:27
nezih bey ne hoş bir yazı teşekkürler


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut
Ekim ayı ziyaretci sayısı:10511 DtGaNi