E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
Boytek Boyabat Kız Öğrenci Yurdu

Deli Mustafa D

Deli Mustafa demokrat mı? Kendi tabiriyle Allah’ına kadar…

Demokratlıkla veya kendisinin demokratlığıyla ilgi bir konu açıldığı zaman Mustafa Cemil Dağıstanlı masaya yumruğunu vurmaktan çekinmez:

- Kardeşim! Ne faşistliği be! Ben gerçek bir demokratım! Hem de demokratın hasıyım! Delikanlıyım! Zaten delikanlılık demek de demokratlık değil mi? İşte o kadar!

Kimse de karşı çıkamaz Mustafa Cemil Dağıstanlı’nın bu sözlerine. Delikanlı olduğu da demokrat olduğu da peşinen kabul edilmiştir zaten.

Mustafa Cemil Dağıstanlı’nın küçük oğlu Fatih Dağıstanlı 1998-1999 Eğitim-Öğretim Yılı’nda Cengiz Topel İlköğretim Okulu 8. Sınıfında okumaktadır. Cengiz Topel İlköğretim Okulunda yeni açılmış olan Bilgi Teknoloji Sınıfı’nın etkinliklerine, çalışmalarına severek katılan Fatih Dağıstanlı’nın bilgisayarlara ilgisi gerçekten de büyüktür. Fatih Dağıstanlı’nın bu müthiş ilgisini değerlendirmek isteyen Bilgisayar öğretmeni Nazmi Bulut ilk fırsatta öğrencisine şunları söyler:

-Fatih… Oğlum sen bilgisayarı çok seviyorsun. Bu konuda da çok başarılısın. Bak arkadaşlarının çoğu aldı. Sen de babana bir bilgisayar aldırsana.

Hayret bir şey ki… Fatih Dağıstanlı öğretmeninin bu sözleri üzerine aşırı derecede heyecanlanır! Öğretmenine bir cevap veremez! Sanki öğretmenini duymamış veya konuşmalarından bir şey anlamamış gibi davranır! Fatih Dağıstanlı kendisiyle konuşan öğretmeninin yüzüne değil de arkadaşlarından tarafa doğru bakar! Bilgisayar öğretmeni Nazmi Bulut, Fatih’in bu ilgisiz ve biraz da ürkmüş gibi davranışlarına bir anlam veremez:

-Oğlum! Fatih! Duymadın mı? Babanla konuş diyorum! Sana bir bilgisayar alsın diyorum!

Nazmi öğretmen bu sefer hem bağırarak konuşmuş, hem de sağ eliyle öğrencisinin omzuna dokunmuştur. Fatih Dağıstanlı, belli belirsiz, usulca, başını öne eğerek, güçlükle şunları söyleyebildi öğretmenine:

-Olur öğretmenim… Söylerim… Akşam anneme söylerim…

Fatih’in bu sözleri üzerine Nazmi öğretmen birazcık sinirlenir gibi olur:

-Oğlum ne annesi be?! Ben sana babanla konuş diyorum! Biliyorsun baban benim samimi arkadaşım. Selamımı söyle. O benim hatırımı kırmaz.

Fatih Dağıstanlı yine usulca ama bu sefer daha da kızararak,

-Tamam öğretmenim, diyebildi.

Nazmi öğretmen aslında çok haraketli ve aktif bir öğrencisinden bu şekilde bir karşılık beklemiyordu. Özgüveni oldukça yüksek olan Fatih Dağıstanlı’nın böyle bir konuda oldukça çekimser ve tutuk konuşmalarını yadırgamıştı Nazmi öğretmen.

Bir hafta sonra aynı ders saatinde Nazmi öğretmen öğrencisine yine yanaştı:

-Oğlum ne yaptın? Geçen hafta konuştuğumuz bilgisayar meselesini babanla konuştun mu?

Fatih Dağıstanlı hem kıpkırmızı olmuştu hem de sanki bu konuda konuşmak istemiyor gibiydi:

-Hocam! Annemle konuştum! Annem babamla konuşuverecek!

-…!

Bir hafta sonra öğrencisini bu safer masasına çağırdı Nazmi öğretmen:

-Fatih! Oğlum buraya gel.

Tabii ki koşarak ve istekli bir şekilde gelmedi Fatih Dağıstanlı:

-Efendim Hocam!

-Babanla konuştun mu? Annen, babanla konuşuverdi mi?

-Hocam… Babam akşamları eve çok geç geliyor. Annem de uyuyakalmış. Ama annem söz verdi, konuşuverecek.

Bir hafta sonra:

-Fatih buraya gel. Ne oldu? Annen, babanla konuşuverdi mi?

-Hocam… Anneme bu sabah kahvaltıda sordum…”Oğlum, akşam babanın kavsası biraz dar gibiydi bu yüzden konuşamadım. Ama söz mutlaka konuşacağım” dedi. Annem konuşuverecek öğretmenim.

Anlaşıldı. Sınıfının en fırtına çocuğu Fatih Dağıstanlı bu konuda babasıyla konuşamayacak. Fatih’in yerine annesi konuşacak. Ama o da eşinin keyifli bir zamanını yakaladığı zaman.

Nazmi öğretmen; artık, haftada iki saat olan bilgisayar derslerini beklemiyor; her gün teneffüslerde Fatih’i gördüğü zaman yanına çağırıyordu:

-Fatih buraya gel! Ne oldu? Annen konuşabildi mi?

-Hayır öğretmenim! Babam üç akşamdır eve hep geç gelmiş!

Sonraki gün:

-Ne oldu oğlum?

-Konuşamamış! Babam neredeyse sabaha karşı eve gelmiş!

Sonraki gün:

-Ne oldu?

-Konuşamamış! Babam gece yarısı eve geldiği zaman çok sinirliymiş!

Sonraki gün:

-Konuşmuş mu?

-Hayır! Babam sabaha karşı eve geldiği zaman ayakta duramıyormuş!

Sonraki gün:

-Ne oldu?

-Konuşamamış! Daha doğrusu babamın konuşacak hali yokmuş!

Öğrencisinin arkasından her seferinde büyük bir şaşkınlıkla bakakalan Nazmi öğretmen, okul bahçesinde volta atmaya devam ederken de aklından şunları geçiriyordu:” İşe bak ya! Bizim Mustafa kabadayı olduğu gibi… Aynı zamanda da tam bir kazakmış!.. Tam bir maçoymuş!.. Neredeyse yarıyıl tatili geldi… Mehpare Hanım henüz eşiyle bilgisayar konusunu konuşamadı! Hayret bir şey!”

Birkaç hafta sonra, nereyse konu kapanmak üzereyken Fatih Dağıstanlı; okul bahçesinde yalnız başına dolaşmakta olan Nazmi öğretmene büyük bir sevinç içinde yaklaştı:

-Hocam! Annem konuşmuş!

Nazmi öğretmen de en az öğrencisi kadar heyecanlanmıştı:

-Tamam mı? Baban sana bilgisayar alacak mı?

-Hocam! Alacağım dememiş ama almayacağım da dememiş! Annem bu sabah kahvaltıda müjdeyi verdi. “Oğlum, baban bu akşam eve çok neşeli geldi!” dedi. Fırsat bu fırsat demiş ve hemen bizim konuyu açmış: “Öğretmeni tavsiye etmiş! Çocuğa bir bilgisayar alalım” demiş. Babam hiç kızmamış! Hele bir okulu bitirsin. Derslerine iyi çalışsın da iyi bir liseyi kazansın, bakarız, diye mırıldanmış. Annem çok umutluydu Hocam!.. ”Sen şimdi derslerine çok çalış. İyi bir liseyi kazan. Bu iş olacak gibi. Alacak herhalde. Hadi göreyim seni.” diyerek sırtımı sıvazladı.

Fatih Dağıstanlı’nın-aracıya gerek kalmadan-direk olarak babasından bilgisayar isteyememesine… Annesinin dahi konu gündeme geldikten üç ay sonra eşiyle-güçbela-konuşabilmesine bir anlam veremeyen… Bu olayı hayretler içinde değerlendiren… Çok değer verdiği ve saygı duyduğu Mustafa Cemil Dağıstanlı’nın aslında demokrat bir yapıta sahip değil de; despot, hem de azılı bir despot kişiliğe sahip olduğuna inanmaya başlayan Nazmi öğretmene; Mustafa Cemil Dağıstanlı’yı daha yakından tanıyan bir öğretmen arkadaşı yardımcı oldu:

-Nazmi Bey! Sen, Mustafa Cemil’in Çerkez olduğunu hiç hesaba katmıyorsun! Mustafa Cemil’in Çerkez olduğunu unuttun galiba! Hem sadece Mustafa Cemil’in değil ki… Boyabat’taki bütün Çerkez ailelerin evlerinde Kafkas kuralları hâlâ-tıpkı Hindistan’daki Kast Sistemi gibi-katı bir şekilde uygulanmaktadır! Hocam… Kendi başımdan biliyorum… Bilmiyorsun galiba ben de Çerkez’im. Ben, çocuklarımı halen annemin yanında da babamın yanında da kucağıma alıp sevemem… Onları öpemem… Onlar da bize yanaşamazlar bile. Ne yapalım… Biz de böyle… Nazmi Bey! Bu Mustafa Cemil var ya… Hem delikanlı adamdır… Hem de demokrattır… Merak etme.

Tarih:15 02 2017 21:47(1567) Facebook'ta Paylaş

Boytek Boyabat Kız Öğrenci Yurdu
1. Yorum: hüseyin orhanoğlu 20 02 2017 07:39
eline yüreğine sağlık hocam. yalnız dağıştanlının hikayeleri ne zaman bitecek bu gidişle bizde kendisine benzeyeceğiz arada değiştiriver konuyu teşekkür ederim


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Boytek Boyabat Kız Öğrenci Yurdu

16 yılda, eski Türkiye’nin kamu yatırımlarını satan siyasi iktidar…!


23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlama Mesajı


Darbenin Kötü Kokuları Devam Ediyor


Fitness Club’tan 23 Nisan’a özel %23 indirim fırsatı...


İbretle Okuyunuz!


Erfelek'te Öğretmenlere Vefa


Derman Senin Olsun Derdi Bölüşek


Otizm Spektrum Bozukluğu Nedir?


Gel Vatandaş Gel !.....


Sinop İli 2016 Yılı Vergi Rekortmenleri


Karınca'dan mektup var


Şimdi de yeni başlayanlar için Bozkurt kılavuzu


Osman Çakır’dan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı


Boğazda Can Pazarı


Bağlıca Köyü'nden Görüntüler


Yanık Yüzbaşı


Zamanım!


Rıza Mor'u Aramızdan Ayrılışının 2. Yılında Rahmetle Anıyoruz


Ayşe Hanım Neden Önemlidir?


2017 Anayasa Değişikliği Halk Oylaması Sonuçları (16 Nisan 2017)


Kış Lastiği Takma Artık Otomobiller İçin de Zorunlu


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Boyabat'ı Hiç Böyle Gördünüz mü?


Geçim öncelikli eylem planı


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz




Nisan ayı ziyaretci sayısı:1019258 DtGaNi

* ANASAYFA *