E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Demokratik, Laik ve Bilimsel Eğitim

Her yetişkin dinini seçmekte serbesttir.

Büyük kurtarıcı Mustafa kemal Atatürk’e göre laiklik; “Laiklik yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyeti demektir. Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dini yoktur.  Devlet idaresinde bütün kanunlar… dünya ihtiyaçlarına göre yapılır ve uygulanır. Din düşüncesi vicdanı olduğundan Cumhuriyet, din düşüncelerini devlet ce dünya işlerinden ve siyasetten ayrı tutulmayı, milletimizin çağdaş uygarlık yolunda ilerlemesinde başka ve başarı koşulu görür.” Der… Yine; “Hiçbir kimse, hiçbir kimseyi ne bir din, ne de bir meshebi kabul etmeye zorlayamaz. Türk devleti laiktir. HER YETİŞKİN DİNİN SEÇMEKTE SERBESTİR. Ancak din luzumlu bir kurumdur. Dinsiz milletlerin devamına imkan yoktur. Yalnız şu var ki, BİR ALLAH İLE KUL ARASINDAKİ BAĞLILIKTIR” der.

Ülkemizde son yıllarda o kadar çok oynanmış ve ihmal edilmiştir ki; Yazılan çizilene göre dünyada ekonomik büyüklükte 17. Sırada  olmamıza rağmen eğitimde sonlardayız. Neden ekonomik gücü eğitime yansıtmıyorlar yönetenler. Fransız devrimci Donton  “Ekmekten sonra halkın en gereksimi eğitim dir.” Demiş. İnsan  ve toplum yaşamında eğitim, insanın birinci derecede gereksinmesinden hemen sonra geliyorum, bundan da kastedilen dogmatik değil laik eğitim ise, o zaman eğitim ve demokrasi, demokratik toplumlarda birbirleriyle iç içe olan temel kavramdır. Öğle ki laik eğitim olmazsa demokrasi olmaz, demokrasi olmazsa laik eğitim olmaz.

Günümüz bireyi, sorgulayıcı, akıl yürütme becerisi kazanmış, doğaya ve diğer insanlara karşı, sosyal  sorumluluk bilinciyle hareket eden, özgür iradesiyle seçimler yaparak, hak ve özgürlüklerini kullanan kişiler olarak karşınıza çıkarlar. İdeolojilere, yerel ahlaka, dini inançlara ve kişilere göre değişmeyen, insan onurunu temel olan felsefi etik, demokratik ve laik bir eğitim  sistemi, bireylerin hoşgörü, saygı,  özgür düşünme ve irade ilkelerini, kendi bireysel gelişimleri içinde yoğrularak, davranışlarına yansıtmalarına rehberlik eder.

15 Yıllık iktidar neoliberal ve neomuhafazakar kuşatmanın altında eğitim sistemimiz, kronikleşmiş sınıf, ırk ve cinsiyet ayrımcılığın yanında hızla piyasallaşmıştır ve dincileşmiştir. Son yıllarda eğitimimiz en fazla tahribata uğrayan alanların başındadır.  Dinsel yönü özellikle 4+4+4 yasasından sonraki süreçte yoğunlaşan eğitim düzenlemelerinde öne çıktı.  Eğitimine önem veren ve başarılı olan ülkeler demekrotik, laik ve nitekilli bilimsel eğitimiyle başarılı olmuşlardır. Ülkemizde son yıllarda; dini mimariden çocuk kitaplarına, kadın düşmanlığından alkol tüketimine müdahaleye, cihatçı eğitim anlayışından zorunlu din derslerine, diyanet fetfalarının hukuk kuralı gibi sunulmasına kadar tüm hayatımızı dinselleştirilmeye çalışıldığı dönemden geçiyoruz.

Darbelerin panzehiri de “Demokratik, bilimsel, Çağdaş ve laik” eğitimdir. Darbecilerin uzun yıllar örgütlendikleri ana karargahlardan biri de eğitim alanları olmuştur. Yaşadığımız son darbe sonrası hükümet; “1043 okul, 109 yurt, 15 üniversite kapatıldı. 1577 dekan, 22 bin öğretmen açığa alındı.” Darbelerden de kurtulmak istiyorsak, daha çağdaş, laik, bilimsel ve demokratik bir sistem oluşturup, fırsat ve imkan eşitliğini sağlayıp eğitimsiz kimse bırakmamalıyız.

Öğrencilerimiz, “eleştirel bir zihinsel yapı ile mi, yoksa kendilerine verilen bilgiyi aynen ezberleyerek kabul ettikleri bir eğitim yapısı ile mi “yetiştirilecekleri bir sistem mi uygulanacak. Ama bilinmelidir ki, hiçbir toplum birbirinin aynı ve tamamen aynı inancı paylaşan insanlardan oluşmadığına göre, tüm inançlara eşit mesafede bulunması gereken devletin,  laik eğitim ve laik yaşam ile gelişen adımlar atması tehlikeli ve yanlış bir uygulama olur. Eğitim sistemimiz dini kurallara göre değil, bilimsel gerçeklere ve toplumsal ihtiyaçlara göre düzenlenmelidir.

Tarih:10 10 2017 11:30(1041) Facebook'ta Paylaş

1. Yorum: aslan 15 10 2017 10:43
yaziyi kendi dusuncelerime gore gayet mantikli buldum. yazara tesekkurlerimi sunuyorum. yazi içinden çimbizla çektigim su iki cümleya itirazim var. "ancak din luzumlu bir kurumdur. dinsiz milletlerin devamına imkan yoktur." gunumuz dunyasindaki ulkelerin çogunda din bireylerin çok buyuk bir bolumunu ilgilendirmemektedir. yani bizde cuma gunleri insanlarin birbirlerine, "seni bu cuma camide gormedim?" gibi igneleyici bir soruyla baska bir ulkede karsilasamayiz. insanlar en yakinlarina dahi bu hususta karismamaktadirlar. dini kurallar yerine, temsilcileri vasitasiyla milli mecliste yapilan yasalara uyarlar. umarim ulkemiz de bir gun 1923 fabrika ayarlarina geri doner?!


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

10 Kasım’a Kadar Değil…. Son Yemen’in Emel’i 95. yılında Cumhuriyet Bayramı’mız İsmet İnönü 134 yaşında 15 Eylül 1928 İstanbul Atatürk Havalimanı Halkbank’ta neler oluyor 30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun En Acı 45 Saniye (17 Ağustos 1999, Saat Delege savaşları 24 Temmuz Basın Bayramı Atatürk’e mezarında küfür Ünlü Türk Cerrah Dr. Mehmet Öz ile tanış Liselere geçişte dayatma sistemi “Şehitlerimiz” seksenbir mil Ben yine muhalif olacağım Artık “Kek”lenmeyelim Türkiye'nin Heryerinde "İzmir Marşı" Söy 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Annesiz Anneler Günü Gerçekler Hapsedilemez (3 Mayıs Dünya Ba Albay (Öğretmen Şerafettin Yüksel) Erfelek'te Öğretmenlere Vefa Avukatlar Günü Mecliste Kadınlara Sahne Yasağı Çanakkale Zaferi Mustafa Kemal’in Doğduğ Öğretmen Okullarının Kuruluş Yıl Dönümü Uçkur Fetvacılarına bir dur dense 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Çocuk İstismarı İnsanlık Suçudur Her Kan Bir Can (Ayancık Kan Bağışlıyor) Halkın Katılımı Toplantısı “Halka 10’nun Gibisi Unutulmadı (Metin Oktay) Kalemi Gibi Dimdik Yaşamıştı (Uğur Mumcu Zıt Kardeşler Dünya Çalışan Gazeteciler Günü Kubilay Olayı Ayla Filmi 23 sentlik Asker Şiiri Lozan Barış Antlaşması Her Zamankinden d Her İnsan Bir Engelli Adayıdır 24 Kasım Öğretmenler Günü Ben Çocuğum… Haklarımı Korumak Siz TEOG Öldü, Yeni sistem mi? Her an Değişe O’nu Anıyoruz, O’nu Arıyoruz Biz ona Cumhuriyet diyoruz Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun Demokratik, Laik ve Bilimsel Eğitim Tarımımız Nasıl Bitti? Eğitim Bir ülkenin Geleceğinin Güvencesi Tümü

Sıladan Mektup Var-3


17 Kasım Dünya Akciğer Kanseri Farkındalık Günü


Bu diyanet işleri başkanına karşı Anadolu fetvası verilmesi lazım


Yalnız Kendi Başın mı Dertli Sanırsın


10 Kasım’a Kadar Değil…. Son Kasım’a Kadar….


Sehven Bile Olsa Oy Yok


Osman Çakır'dan Taziye Mesajı


Siyaset Kazanı Yerel Seçim - Kasım 2018


Şahin Pasta ve Simit Sarayı'ndan Enflasyonla Mücadele


Yazarımız Avukat Prof. Dr. Nurullah Aydın'ı Kaybettik


Boyabat Barajı ve Çevresinden Fotoğraflar


2014 Yılı Sinop İlçeleri Belediye Başkanlığı Seçim Sonuçları


Sonuna kadar okuyun ve yazının başlığını siz atın!


Boyabat Gazetesi'ne ASİLDER'den Ziyaret


Şehit Sadık Aparangil'in Hanımı Fatma Aparangil Ağlattı


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Kıbrıs, İskenderun ve Hatay Gezisi Fotoğrafları-4


Döndü Hanım


İbretle Okuyunuz!


Boğazda Can Pazarı


Zamanım!


Ayşe Hanım Neden Önemlidir?


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Geçim öncelikli eylem planı


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz




Kasım ayı ziyaretci sayısı:551556 DtGaNi

* ANASAYFA *