E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Anılarım ve Dernekler

Aralık ayının son günleri, yıllardan da 1993 dü. Hava soğuktu. Rahmetli Satılmış Efe’nin evinde, salonda yanan kömür sobasının sıcaklığında ilk toplantımızı yaptık. Köyümüz derneğinin kurulmasında ilk toplantı idi bu toplantı.

Gerekli konuşmalardan sonra bir başkan seçelim dendi. Dernek kurmayı ilk öneren rahmetli arkadaşım Murat Dündar’ı ve beni aday gösterdiler. Yeterli bilgiye sahip olmadığım için oyumu rakibime verdim. Sonuç 9 oy arkadaşıma, 9 oy bana çıktı. Yaşadığım ilk seçimde anlaşarak ben başkan yardımcısı oldum. Başkan yardımcılığım uzun süre devam etti.

Dernekler de son yaşadığım seçimde ise yaşadığım bir olay nedeniyle son anda karar değiştirerek A adayına değil de B adayına oyumu verdim. Benden başka oy kullanacak arkadaşıma da kime oy vereceğimi söyledim. Onlarda aynı kişiye oy verdiler. Oy verdiğimiz kişi de üç oy fark ile seçimi kazandı.

Daha sonra oy kullanan arkadaşlarıma sordum. A adayına oy verelim deseydim verirmiydiniz diye. Üç arkadaş tan ikisi evet verirdik dediler. Demek ki yaşadığım son olay seçim sonucunu etkilemiş diye düşünüyorum.

Eşit oy almamıza rağmen yardımcı olmayı seçmiştim. Gayri resmi derneğimizde başkan yardımcılığı uzun süre devam etti. Ta Ömerli Barajı kenarında ki pikniğe kadar.

Bu pikniğe bir arkadaşımın arabası ile gidiyordum. Arkadaşımın, anne tarafından akrabası, benim de baba tarafından akrabam olan biri aradı. Yanında benim olduğumu öğrenince bu arkadaşa yalaka dedi. Telefondaki bu konuşmayı duymamış gibi yaptım. Arkadaşım da.

Pikniğe eğlenmeye gittik. Rahmetli Murat Bey piknikte yeni dernek yönetimi seçelim dedi. Kabul etmedim. Nedenlerini de anlatım. Pikniğe gelmeyen üyelerden seçim olacağını bilseler gelenler olabileceğini söyledim. Kabul edilmeyince yönetimden ayrıldım.

Aradan uzun bir süre geçti. Gayri resmi derneğimizin tüm bilgi ve belgeleri bana verildi. Derneği resmileştirmeye karar verdim. İlk toplantımızı 04.04.2004 tarihinde yaptım. Gerekli çalışmalara böylelikle başladık.

Bu toplantıda üyeler arasında yaptığımız pikniğin geniş kapsamlı köyde yapılması önerildi. Tesadüfen toplantımıza katılan köyümüz muhtarı Bekir Bey de “Biliyorsunuz köyümüze suyu getirdik. Ben de köyde bir eğlence yapmak istiyorum ama ihtiyarlarla mı yapayım, gelirseniz iyi olur” dedi. Derneğimizi resmileştirmeden ilk şenliğimizi köyde yaptık.

İlk şenliğimizde yaptığım konuşmamda tüm köylülerimizi derneğe üye olmaya davet ettim. “Köyümüzde arabası olmayan aile yok gibi. Yarın trafikte, kötü koşullarda karşılaştığınız zaman aynı köylü, hatta akraba bile çıkmanız mümkün.” dedim.

Aradan altı ay kadar gerçekten sonra iki köylüm trafikte sorun yaşıyorlar. Karakola düşüyorlar. Aynı köylü olduklarını polisten öğreniyorlar.

Derneğimizi resmileştirdik. Dernek yerimizi kiralayıp değişik faaliyetler yapmaya başladık. Bir iftar yemeğinden sonra biz derneğe gittik, akrabalarım da kardeşimin evinde toplanmışlar. Bir akrabam Mustafa’nın bir çıkarı olmazsa dernekle bu kadar uğraşmaz demiş. Bende şu dörtlükle cevap vermeye çalıştım.

Elimde baston yürürken yolda. / Bir korna çalıp yanımda dur da. / Gülümseyip hal hatır sor da. / Yeter de artar bana.

Başka bir faaliyetten sonra dernekte çay içip sohbet ediyorduk. Bir yakın köylüm, “Siz bu derneği fazla yürütemezsiniz. Yürütebilmeniz için dernek yeri kendinizin olması lazım. Oda zor” dedi.

Şu cevabı verdim. “Bizim köylüler de sizin köylüler gibi zengin olsa bırak dernek yeri almayı, köyümü vilayet yaparım" dedim ve hemen dernek yeri almak için çalışmalara başladım.

Dernek yeri alınmasından yana olan üyelere dernek yeri alırsam ne kadar yardım edebilirsiniz diye sordum. Değişik miktarlar söylediler. Ben de şu sözü verdim. Eğer dernek yeri alamazsam yapmış olduğunuz bağışları iade ederim dedim.

Yer almak amacıyla yaptıkları bağışları gerektiğinde iade edebilmem için kendi banka hesabımda emanete aldım. Kimisi peşin kimi arkadaş da taksitler halinde yapacakları bağışları ödemeye başladılar.

Bir gün, iki-üç arkadaş bankadaki hesabıma para yatıracaklardı. Yatırıp yatırmadıklarını öğrenmek için internetten kontrol yaptığımda bankadaki paranın 11.000 TL azaldığını gördüm. Hemen bankaya gittim ve durumu anlattım. Her gün 1.000 TL olmak üzere değişik ATM ler den çekilmiş.

Bankada ki yetkililerden birinin yardımı ile bir dilekçe yazıp, müdürlüğe faks çektim. Bir hafta kadar sonra banka müdürlüğünden aldığım E-posta da “Yapılan incele sonucunda söz konusu olan tutar ve işlem ücretleri hesabınıza iade edilmiştir.” (12.03.2008) Derin bir oh çektim.

Bu sorunu banka ile yaşadığım günlerde satın aldığım daireme yeni taşınmıştım. Eğer bu sorunu banka ile çözemeseydim, bırak üyelerimize anlatmayı yakın çevreme bile böyle bir sorun yaşadığımı anlatamazdım. Çünkü bazı arkadaşlarında bilgisi dahilinde derneğin bir miktar parasını 20 günlüğüne borç almıştım. Bu öğrenen bazı arkadaşlar derneğin parası ile daire aldı diye konuşmuşlar.

Banka tarafından bu paranın kim tarafından, nasıl çekildiği hakkında bilgi vermedikleri için paramı çekip hesabımı kapattım. Çok geçmeden de derneğimizin yerini aldık. Dernek yeri alımında katkısı olan üyelerimize ve Recep Türkeri’ne teşekkürler.

Sinop Dernekleri Federasyonuna (SİNDEF) üye değildik ama toplantılarına katılmaya çalışıyordum. İlk kurulduğumuz da SİNDEF e üye olmamızı istediler. Kiradan kurtulmadan üye olmak istememiştim. Ya devam ettiremesem korkusu vardı bende.

Sindef’in 2012 Nisan ayı meclis toplantısında tüm derneklerin onayı ile üyeliğe kabul edildik. Yaptığım kısa konuşmada dedim ki.

“Üzüntümüzü de sevincimizi de paylaşmak ve Sinop için, Sinoplu için ortak hareket etmek için aranızdayım” demiştim.

Daha önce kendi üyelerime de şunu söylemiştim. “Dernek bir berrak pınar gibidir, suyundan içmesini bilene; güzelliklere giden bir köprü gibidir, yöneticilerin omzuna basıp geçmesini bilene.”

Maalesef, paylaşamadım, suyunu içemedim, köprüden geçemedim. Dernekte yönetici olduğum sürece herkese aynı mesafede olabilmek için siyasi görüşümü öne çıkarmadım.

Kızımın bir yere işe girebilmesi için Sindef yöneticilerinden yardım istedim. Çok zeki, bir kişinin ismini bir duyduğunda bir daha unutmayan bir arkadaşımız tam abi dedi. Daha sonra her gördüğü zaman kendisi hatırlattı. Ta siyasi görüşümü öğrene kadar. Öğrendiği zaman verdiği sözü bırak adımı da unuttu.

Sindefin bir siyasi toplantısından çıkıp eve gelirken, bir arkadaşım siyasi görüşümü öğrenmek için sen hangi taraftansın diye sorduğunda Sinop tarafındanım demiştim.

Şimdiyse Sinop tarafında olduğum kadar, Sinop’u da içine alan Türkiye Cumhuriyeti, Türk Milleti tarafındanım.

18 yıllık dernek yöneticiliğim de yaşadıklarımın özetinin de özetini çıkarmaya çalıştım. Saygı ve sevgilerimle.

Başbakanlar Toplantısı

Avrupalı başbakanlar bölgeleri ile ilgili sorunları görüşmek için toplanmışlar. Her ülkenin başbakanı kürsüye çıkıp salondakileri selamlayıp konuşmasını yapıyormuş.

Bu toplantıya katılan nüfusu en az olan ülkelerden birinin başbakanı kürsüye çıkmış. Saygı değer başbakanlar sizleri tüm vatandaşlarım adına selamlıyorum demiş ama ülkesinin nüfusunun üç katını söylemiş.

Salonda bulunan başbakanlar gülmeye başlamışlar. Senin ülkenin o kadar nüfusu yokki demişler.

Sayın Başbakanlar, benim vatandaşlarım en az üç sivil toplum kuruluşuna üyedir. Üye oldukları derneklere de aidatlarını elektrik, su, doğalgaz faturaları gibi zamanında öderler. Onun için ben bir vatandaşımı üç kişi olarak sayıyorum.

Mustafa Gürleyen (22.12.2017)

Tarih:22 12 2017 19:30(2421) Facebook'ta Paylaş


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

17 Kasım Dünya Akciğer Kanseri Farkındalık Günü


Sıladan Mektup Var-2


Bu diyanet işleri başkanına karşı Anadolu fetvası verilmesi lazım


Yalnız Kendi Başın mı Dertli Sanırsın


10 Kasım’a Kadar Değil…. Son Kasım’a Kadar….


Sehven Bile Olsa Oy Yok


Osman Çakır'dan Taziye Mesajı


Siyaset Kazanı Yerel Seçim - Kasım 2018


Şahin Pasta ve Simit Sarayı'ndan Enflasyonla Mücadele


Yazarımız Avukat Prof. Dr. Nurullah Aydın'ı Kaybettik


Boyabat Barajı ve Çevresinden Fotoğraflar


2014 Yılı Sinop İlçeleri Belediye Başkanlığı Seçim Sonuçları


Sonuna kadar okuyun ve yazının başlığını siz atın!


Boyabat Gazetesi'ne ASİLDER'den Ziyaret


Şehit Sadık Aparangil'in Hanımı Fatma Aparangil Ağlattı


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Kıbrıs, İskenderun ve Hatay Gezisi Fotoğrafları-4


Döndü Hanım


İbretle Okuyunuz!


Boğazda Can Pazarı


Zamanım!


Ayşe Hanım Neden Önemlidir?


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Geçim öncelikli eylem planı


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz




Kasım ayı ziyaretci sayısı:540034 DtGaNi

* ANASAYFA *