E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Çaresizlik ve Acizliklik mi?

Av.Nurullah AYDIN

5 Şubat 2018-ANKARA

Zavallılar, korkuyorlar, endişeliler. Hırsızlıkları, dolandırıcılıkları, sapıklıkları dünyada yankılanıyor. Ama pişkinler. Sırıtıyorlar. Din din, iman iman diye sayıklıyorlar sayıklatıyorlar. Bilimde, sanatta, teknolojide, adalette, özgür düşüncede yoklar. İslam ümmeti diyorlar ama yine de birbirlerini katlediyor, yaşadıkları yerleri yakıp yıkıyorlar. Her islam toplumu ise şaşkın. Nemalananlar mutlu.

İktidar, bürokrasi, demokrasi, dış politika, ekonomi konusunda herkes bir şeyler söylüyor.

Bir kesime göre; iktidarda olmak ayakta kalmak, güç sahibi olmak, unvan sahibi olmak, makam sahibi olmak haklılığı, zayıf düşmek veya yok olmak haksızlığı gösteriyor.

Oysa; tarihte nice kaybedenler olmuş, niceleri saltanat içinde yaşamışlardır. Ama haklılık kavramı tarihin adalet terazisinde insanların vicdanında yerini bulmuştur.

Dini kaynaklardan referans kullanan pek çok kişi, aydın, kuruluş, siyasiler nerdeyse doğrunun ölçüsünü güç olarak göstermeye çaba harcıyorlar.

Dinleyeni de dinlerler. Türkiye’deki telefon dinleme olaylarının hukuk devleti ilkelerini ihlaldir. Ama kim dinliyor? Türkiye’de dinlemekten daha meşru sanki hiçbir şey kalmadı. Bu kadar çok dinlemenin var olduğu bir ülkede hiç piyasaya çıkmamakla birlikte birileri görüntülerini kaydetmedi diye mi düşüneceğiz.

Bilinmelidir ki; dinlemeler ve görüntü tespitleri birileri üzerinde hep şantaj ve siyasi maksatlarla kullanılıyorsa; en fazla şantaj yapılabilecek, üzerinden siyaset yapılabilecek görüntüler ve dinlemeler iktidarda olanlara yetkili ve de etkili olanlara ait görüntü ve dinlemeler olur. Teorik olarak bu böyledir. Bir yerlerde birileri arşivlemiş olabilir.

Türkiye felakete doğru sürüklenmektedir. Bulunduğumuz coğrafyada yeni bir süreç, dönüşüm yaşanmaktadır. Yanı başımızda felaket varsa bu felaketin Türkiye'yi etkilememesi mümkün değildir. Sorumlu bir dış politikada, iktidar komşularında sorun istemez.

Kardeşim, dostum dediğiniz liderlerle, ülkelere iki gün sonra tam tersi davranış gösterirseniz dünyadaki güvenirliliğini kaybederseniz. Kimse sizin dostunuz olmaz.

Yapılan ayrıştırma ile vatandaşlar etnik, mezhep, bölge, kent farklara dayalı kutuplaşmış,

Türkiye, son yıllarda muhalefet yapamaz bir ülke durumuna düşmüştür. Bu durum muhalefetin olmayışından dolayı değil ama muhalefetin etkili olmasını sağlayacak yapıların ve iletişim kanallarının birileri tarafından baskılanmasından kaynaklanmaktadır.

Siyasi iktidara yönelik eleştiriler hem siyasi partiler hem de sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar tarafından özgürce ve incitecek şekilde yapılamıyorsa, ülkenin başına en büyük musibet gelmiş demektir.

Denetlenemeyen baskı altına alınmayan, eleştirilemeyen iktidarlar; gittikçe yanlışlarında azgınlaşırlar. Bir siyasi iktidarın, nasıl olsa hesap sorulmuyor, basın, aydınlar bizi rahatsız edecek haberleri araştıramıyor, tüm mekanizmalar bizim elimizde, duygusu içindeyse ise o ülkede, soygunların yapıldığı görülmüyor, yargılanmıyor demektir.

Ortalık süt liman gözükebilir. Gürültüler, parıltılar, olumsuzluklar halkın göz önündedir. Böyle bir siyasi ortam Türkiye tarihinin en karanlık siyasi ortamdır. Siyasi iktidar eleştirmek, yanlışlarını araştırmak basın sivil toplum kuruluşları, aydınlar tarafından yapılamıyor, siyasi partilerin sesleri yeterince iletişim organları tarafından halka aktarılamıyorsa orada sorun var demektir. İçinde bulunduğumuz durum budur."

Basın özgürlüğü sınırsız olamaz. Uyduda yayın yapan 200 civarı televizyon kanalı var. 24 saat iktidarın yanlışlarını rasyonelleştirmeye çalışan, 'Aman azar işitmeyelim. Mutlu olsunlar' diyen yayın ilkelerini buna göre şekillendirmek zorunda bırakılmış bir medya düzeni var.

Doğrular; söylenmeli, yazılmalıdır. Doğrunun kendisini kabul ettirme gücü vardır. İnsan zihnine yerleşme özelliği vardır. Tek tek doğruları söyleyerek yolumuza devam edeceğiz ve bu standardı düşmüş demokratik ortamdan doğru ve aydınlık günlere ülkemiz gidecektir.

Bir insan aydınsa, benim başıma bir şey gelir mi diye mücadelesinden vazgeçmez. Gerçekten aydın olan 'eleştirirsem konumumu koruyamam' diye düşünmez. Eğer kişi aydınsa acından ölse bile çizgisini ve mücadelesini bozamaz. Aydın olmanın kuralı budur. Kaytaran tiplere aydın denmez, şarlatan denir.

Aydın; bildiği doğruları anlatmaktan çekinmeyen kişidir.

Günün Sözü: Adaleti, hakkı, dürüstlüğü, doğruluğu esas alan kişi insan olmuş demektir.

Tarih:05 02 2018 15:34(1464) Facebook'ta Paylaş


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Yazarımız Avukat Prof. Dr. Nurullah Aydı İktidar Savaşı ve Propoganda Siyasal/Ekonomik Şekillendirme ABD-NATO ve TÜRKİYE Soytarıların Muhbir Çeteleri Eğitim-Öğretim Hedef Türkiye Ama Neden? Hak, Hukuk, Vicdan Arapçı Yobazlar, Mürteciler ve İslamcıla Kurban, Dinler, Müslümanlar Mesele Dolar Artışı Değil Arkadaş - Öz E Hayal Kırıklığı Yaşayanlar, Yaşatanlar Medya Silahı ile Yönlendirmek Kişilikler ve Yaşam Anlayışları Hitler Seçimle İktidara Geldi Ya Sonra.. Biatçılık, Despotizm, Hukuk ve Demokrasi Türk Kara Kuvvetleri Kuruluş Kutlama Mes İdeolojiler, Dinler, Milli Varlık ve Değ Yönetim, Algı ve Stratejik Akıl Ramazan/Şükran/Şeker Bayramı Kutlama Mes Konu Ekonomide Fırtına Ama.. Sağlıklı Güçlü Toplum Vatandaş ve Milletvekilleri Ayrıcalığı ABD-Türkiye Antlaşmaları Sinsi Gizli Emir Erleri, Yandaşlar Sözler ve Yazılar Üzülmek ve Özeleştiri Suçlayanlar ve Suçlananlar 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayram Sosyal Alanlar, Muhbirler Tetikçi İspiyoncular Düşünmeye Fırsat Verilmeyenler Hukukta Keyfiliğe Yer Yoktur Değerler, Kimlik ve Kişilikler Parçalanı Milli ve Yerli, Beka, Diriliş ve Çıkış Bilim; Bir Eseri Yok Ama Profesör Türk Milleti ve Ortak Doku Çaresizlik ve Acizliklik mi? Güvensizlik ve Ayrışma Rejim Değişirken Devlet Ciddiyeti İçte ve Dışta Sarsılırk Devlet-Toplum-İnsan ve Hukuk 2018 Yılı Kutlama Mesajı Anyasal Düzende-Hukuk Devletinde Erozyon Kimliğini Gizleyen Sinsi Hainler İslamcılarda Panik Övülenler, Eleştirenler, Suçlananlar Kim Tümü

Engelli ve yaşlı hizmetleri


İktidarın Tarım Politikaları Tarlaları Boş Bıraktı


İnancın gereği, temelleri, kriterleri


Kent Yönetiminde Kimler Olmalı


Sıladan Mektup Var-7


Hacıçayı ve Boyabat Barajı'ndan Sonbahar Manzaraları


Firmanıza Ücretsiz Mağaza Açıp Ürünlerinizi Satabilirsiniz


Boyabatlı İki Ermeni Balkan Savaşı'nda Esir Düşmüş


17 Kasım Dünya Akciğer Kanseri Farkındalık Günü


Bu diyanet işleri başkanına karşı Anadolu fetvası verilmesi lazım


Yalnız Kendi Başın mı Dertli Sanırsın


Yazarımız Avukat Prof. Dr. Nurullah Aydın'ı Kaybettik


2014 Yılı Sinop İlçeleri Belediye Başkanlığı Seçim Sonuçları


Sonuna kadar okuyun ve yazının başlığını siz atın!


Boyabat Gazetesi'ne ASİLDER'den Ziyaret


Şehit Sadık Aparangil'in Hanımı Fatma Aparangil Ağlattı


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Kıbrıs, İskenderun ve Hatay Gezisi Fotoğrafları-4


Döndü Hanım


Boğazda Can Pazarı


Zamanım!


Ayşe Hanım Neden Önemlidir?


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Geçim öncelikli eylem planı


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz




Aralık ayı ziyaretci sayısı:397384 DtGaNi

* ANASAYFA *