E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Darbenin Kötü Kokuları Devam Ediyor

Bir gün de bile değil, saatler içinde erken seçim açıklandı. Üniversiteye girecek öğrencilerin sınav değiştirildi. Bu yapılanların önceden yazılan bir senaryo olduğu apaçık belli. Halka her konuda yalan söyleyen bu iktidar daha düne kadar erken seçim yok demiyorlar mıydı?

Erken seçimin Bahçeli’in dediği tarihten bile öne alınması bir panik olduğunu, paniğin şiddetini gösteriyor. Bu paniğin nedeni de anketlerde çıkan Türkiye için iyi, AKP için kötü ve her geçen gün kötüye giden anket sonuçlarının nedeni gibi görünüyor. Daha düne kadar erken seçim falan yok diyen iki ortak yangından mal kaçırır gibi erken seçim kararı almalarının başka ne olabilir?

Ayrıca biz koltuk sevdalısı değiliz diyen milletvekilleri var. Her söylediğinizi, ne anlama geldiğini bilmeden, hatta hiç düşünmeden alkışlayanlar inanabilir. Fakat bu kişilerin de düşünmeye başladıkları aşikâr. 24 Haziran’a kadar sayılarının çoğalacağını düşünüyorum.

Dün erken seçim ekonomiye darbe, vatana ihanet diyenler bugün erken seçime gidiyorlarsa kendi sonlarını düşünüyorlar demektir. Kendileri için yarının bugünden de kötü olacağını bildikleri için bu yola baş vurdular. Bu vatanı, çocuklarını, torunlarını, daha doğrusu yarınlarını düşünenler 24 Haziran da bu yönetime dur demeli.

Fetullah Gülen için halkın gönlünde taht kurmuştur diyenlere bir kez daha yönetim verilmemeli. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra OHAL ve KHK ler ile yönetilmeye başladık. İki yıla yakın zamandır suçluları yakalayıp gereğini yapamadınsa bundan sonra da yapamazsın. Hayır, ben gereğini yaptım diyorsan, fetöcüleri temizledim diyorsan niye OHAL'i uzatıyorsun?

İki yıl önce söylediğim gibi darbe ve kötü kokuları hala devam ediyor. Bu gazetede yazmaya DARBE VE KÖTÜ KOKULAR başlıklı yazım ile 21 ay önce başlamıştım. O zaman ki düşüncem ile şimdiki düşüncem aynı. Bir değişiklik yok. Onun için o yazımı tekrar sizlerle paylaşıyorum. Aydınlık günlerde buluşmak dileğimle…

***

DARBE VE KÖTÜ KOKULAR

Birlik ve beraberliğe ihtiyacımızın olduğu şu günlerde, yazılarımı okuyan okumayan, yazdığım bu yazılar nedeniyle beni seven sevmeyen, herkesi saygı ve sevgilerim ile selamlıyorum.

15 Temmuz akşamı yaşanan darbe girişimi nedeniyle şehit olanlara Allahtan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.

Her kim veya kimler tarafından yapılırsa yapılsın tüm darbelerin karşısında olduğumu belirtip, eğitim ile ilgili bazı konulara değinmek istiyorum.

Bir önceki yazım GELECEK İÇİN EĞİTİM ŞART başlıklı idi. Neden gelecek için eğitimin şart olduğunu da elimden geldiği kadar açıklamaya çalışmıştım. Bununla birlikte eğitim sistemimizin adı gibi milli olacak şekilde MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI tarafından planlanıp yürütülmesinin doğru olacağını belirtmiştim.

Dün aynı kanıdaydım. Bugün de aynı kanıdayım. Milli geleneklerimize ve Atatürk ilkelerine bağlı, yalnız Millî Eğitim Bakanlığı tarafından planlanan, yürütülen ve denetlenen bir eğitim sisteminden yanayım. Şu vakıf, bu dernek eğitim işine karışmamalı.

Bundan on yıl kadar önce, arkadaşları gidiyor diye oğlum da bu FETÖ örgütünün dershanelerine yazıldı. Bir yıl gönderdim. Bu bir yıl içinde, bazı şeyler benim istediğim gibi gitmediği için oğlumu bu dershaneden aldım.

Onların her istediğini yapmadığımız için bu bir yıl için de ne oğlum ile ilgilendiler ne de ben gittiğimde benimle.

Bugün çok iyi görünenler, yarın bugün yaşadıklarımızı bize yaşatmayacaklarını nereden bilelim.

Bir şeylerin yanlış gittiğini o zaman da söyledim, şimdi de söylüyorum. Hala daha yanlışlar yapıldığı düşüncesindeyim.

Ülkemiz 15 Temmuz gecesi büyük bir tehlike atlattı. Hala daha da sonumuz belli değil gibi. Yaraları sarmak bize neye patlayacak bilemiyoruz.

Daha önce defalarca söylediğim gibi her türlü darbeye karşıyım ama, son günlerde alel acele birçok kişinin görevden alınması, bazı eğitim kurumlarının kapatılması da hoşuma gitmiyor. Acaba ne derece sağlıklı yapılıyor sorusunu kendime sormadan edemiyorum. Acele işe şeytan karışır atasözünü hatırlatmak istiyorum.

Yaşadığımız bu sorunların yalnız iktidar tarafından değil, mecliste bulunan siyasilerin oluşturacağı bir ortak akıl tarafından yürütülmesi daha iyi olur kanısındayım.

Her kurum ve kuruluştan suçlu varda, daha dün ne istediniz de vermedik diyen siyasilerden hiç mi suçlu yok? Ya doğru yapılıyor zannettiğimiz işler yine yanlış yapılırsa ne olacak? Fetö örgütünün lideri ile resmi olan o kadar siyasimiz var ki, bunu bilmeyen yok. Bu siyasilerin yaptıklarına nasıl güveneceğiz.

Daha dün Atatürk ismini bile birçok yerden silmeye çalışan, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim gibi milli günlerimiz de hastalanan, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranlara iki ayyaş diyen, Atatürk'ün EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR sözünü EGEMENLİK MİLLETİNDİR diyerek değiştirenlerin bugün yaptıklarından kuşkuluyum.

İnşallah bana gelen bu kötü kokular beni yanıltır. Bastırılan bu darbe sonunda birileri başka darbe peşindeyse. O kadar sorulacak soru var ki.

Temennim böyle bir şey olmaz. Ocu buncu, sizden bizden ayrımı olmadan bu güzel ülkemizde, birlikte yaşamaya devam ederiz. (08.08.2016)

***

NUTUKTAN

… Çok değil yüz yıl kadar, eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz, göreceksiniz ki; bazı kişiler bazı cemaatlerle bir araya gelecek, bizlerin din düşmanı olduğumuzu öne sürecek, sizlerin oyunuzu alarak başa geçecek, ama devleti bölüşmeye gelince birbirlerine düşecekler.

Ayrıca unutmayın ki, o gün geldiğinde, her bir taraf diğerini dinsizlikle suçlamaktan geri kalmayacaktır. (Mustafa Kemal Atatürk 17 Aralık 1927)

Mustafa Gürleyen 21.04.2018

Tarih:21 04 2018 10:46(1989) Facebook'ta Paylaş

3. Yorum: aslan 22 04 2018 21:51
nutuktan alinti tam da gunumuzu anlatiyor... ataturk'un buyuklugu de burada zaten!

2. Yorum: vatandaş 21 04 2018 23:37
nazım maviş tekrar aday olursa bir daha ak partiye oy vermeyeceğim.

1. Yorum: muammer ergan 21 04 2018 23:26
kalemine ve yüreğine sağlık dostum.


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Soytarıların Muhbir Çeteleri


Hüseyin Mor Eleman Aranıyor


Boyabat Kalesini Gezelim mi?


15 Eylül 1928


A’dan Z’ye Şarbon…


2014 Yılı Sinop İlçeleri Belediye Başkanlığı Seçim Sonuçları


Sonuna kadar okuyun ve yazının başlığını siz atın!


Hiç Bir Şey Kolay Kazanılmadı!..


Boyabat Gazetesi'ne ASİLDER'den Ziyaret


Dolardan Bana Ne


Şehit Sadık Aparangil'in Hanımı Fatma Aparangil Ağlattı


Çok Mu Zor?


İmar Barışı üzerine bir değerlendirme


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Kıbrıs, İskenderun ve Hatay Gezisi Fotoğrafları-4


Azmin Zaferi İnandık ve Kazandık


Sinop MHP diyor


Döndü Hanım


İbretle Okuyunuz!


Boğazda Can Pazarı


Zamanım!


Ayşe Hanım Neden Önemlidir?


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Geçim öncelikli eylem planı


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz




Eylül ayı ziyaretci sayısı:927895 DtGaNi

* ANASAYFA *