E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Doktor da Hastaymış

Uzun zamandır hasta olan Haydar, hastaneye gitmeye karar verir. Öncelikli tercihi 25 yıl memur olarak çalışıp emekli olduğu üniversite hastanesidir. Diğer hastanelere göre emekli maaşından kesilecek olan muayene ücreti biraz fazladır ama olsun.

Bir emekli için her kuruşun önemi vardır ama Haydar nasıl randevu alabileceğini düşünmektedir. Telefonla randevu almak için her aradığında randevularımız doludur daha sonra tekrar deneyiniz sesi ile karşılaşır. Yılmadan çalışır ve randevuyu alır.

Yıllarca çalışmaya gittiği hastaneye bu kez muayene olmaya giden Haydar gerekli işlemleri yapıp sırasını bekler. Haydar çalışanları, çalışanlarda Haydar’ı tanımazlar.

Sırası gelip, muayenesini olduktan sonra yaptırması gereken tahlillerin listesi doktor tarafından eline verilir. Muayene olmuştur ama tahlilleri yaptırmak için tekrar gelmesi, hatta bazıları için randevu alması gerekmektedir.

Bir hafta kadar sonra gerekli tahlilleri yaptırıp doktora tekrar giden Haydar çektirdiği akciğer filminin raporunu okur. Raporda aynen şöyle yazmaktadır.

Kalp toraks indeksi fizyolojik, mediasten tabii, diafragmalar muntazam, sinüsler açıktır. Akciğer alanlarında aktif patolojik lezyon saptanmamıştır.

Haydar, diğer tahlilleri de inceler. Bir şey anlamaz ama gerçekten hasta olup olmadığını merak eder. Yaptırmış olduğu tahlilleri doktoruna göstermek için beklerken dekanlık binası önünde toplanan kalabalık dikkatini çeker ve dekanlık önüne gider.

Dekanlık önünde toplanan başta tıp öğrencileri olmak üzere toplananların bir kısmı bir masa etrafında toplanmış bir şeyler imzalıyorlardı. Çevreye asılmış pankartları inceleyip eşi ile birlikte Haydar da hazır dilekçeleri imzaladılar. Pankartlardan bazılarında şöyle yazıyordu.

*Cerrahpaşaya neşter vurma.

*İstanbul Üniversitesi bir bütündür parçalanamaz.

*Cerrahpaşa ölmesin üniversitemiz bölünmesin.

Bu eylemin nedeni ise TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’nda 25 Nisan 2018 tarihinde 20 yeni üniversitenin ilişkin tasarı kabul edilmiştir. Bu tasarıya göre Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin bağlı olduğu İstanbul Üniversitesi’nden ayrılması isteniyor.

Haydar, 16 yıldır bizi yönetenler bu yaptıklarının yanlış olduğunu düşünür. Bu düşünce içinde yaptırmış olduğu tahlilleri doktoruna gösterme zamanı geldiği için oradan ayrılır.

Doktoru, tahlilleri ve filmi inceler. Haydar bey turp gibisin, bir şeyin yok der demez Haydar konuşmaya başlar.

Doktor bey hastayım ben hasta. Akciğer filmime iyi bak.

Bu memleketi kurtaran, Cumhuriyeti kuran, bizlere hürriyeti sağlayan ATATÜRK’e hastayım.

Bu ülkenin geleceğini garanti altına alan ATATÜRK ilkelerine hastayım. Daha sayayım mı doktor bey. Hem de yeni hastalanmadım. Atatürk’ü tanıdığım ilkokul yıllarından beri hastayım.

Doktorda, Haydar’ın gözünün içine bakarak o dediklerine ben de hastayım. Biz ailece hastayız. Ben kim olduğuna bakmadan bana gelen hastalarını iyileştirmeye çalışırken ülkemin iyiliği için de bu hastalığı yaymaya çalışıyorum der.

Haydar ile doktor bu ülkenin iyiliği için, çocuklarımızın geleceği için 24 Haziran’a kadar daha çok çalışıp bu hastalığı yaymaya karar verirler.

Haydar benim.

***

BU ÜLKEYİ HASTA YAPANLARIN 16 YILDA SÖYLEDİĞİ BAZI SÖZLER

*Erken seçim vatana ihanettir. Bugün ne oldu da vatana ihanet ediyorlar?

*Camileri ahır yaptılar. Yalan. Doğruysa nerede? Ne Zaman?

*Muhterem Hoca efendi… Ne istedin de vermedik? Dün bunu diyenler bu gün 100 bin imza için imza verenleri fetöcü olarak suçluyorlar.

*İstesek üç ayda yerli uçak yaparız. Bırak uçak yapmayı yerli otomobilin fabrikası nerede?

*Tabela dar geldi TC yi attık. Bunu söyleyenleri tabeladan indirme zamanı gelmedi mi? Geldi de geçiyor bile.

*Neden zorunlu kimya dersi, matematik dersi tartışılmıyor da din dersi tartışılıyor? Neredeyse her yıl eğitim sistemini değiştiren bu zihniyet geleceği ne kadar görebilir?

*1923 de darbe yapıp Cumhuriyet’i kurdular. Cumhuriyet idaresi olmasaydı sen TBMM de olabilir miydin?

*Mustafa Kemal’in verdiği zararı Yunan vermedi. Böyle düşünenlerin kanı kontrol etmekte fayda var.

*Ben bu ülkede cahil, okumamış, tahsilsiz kesimin ferasetine güveniyorum, ülkeyi ayakta tutacak cahil halktır. Ben 24 Haziran da diplomalı Cumhurbaşkanı istiyorum.

Bu sözleri çoğaltmak kolay ama sizlerin daha fazla zamanını almak istemiyorum. 24 Haziran’dan sonra daha güzel günlerde buluşmak ümidiyle hoşça kalın.

Mustafa Gürleyen. (04.05.2018)

Tarih:04 05 2018 17:26(2667) Facebook'ta Paylaş

4. Yorum: mustafa kanber 13 05 2018 18:25
sayın karaçay göletli önce ismini bağışlarsan memnun olurum kendini saklayan birinin yorumunu dikkate aldığım için kendim kızıyorum.aslında .bu arada bu devlet yazı tura ile yönetilmiyor dik gelme ihtimali de kemal sunak filminde olur ancak çok fil izliyorsun sen yorumlarını yaparken kim olduğunu ya saklanacak bir durumun var galiba senin kardeşim

3. Yorum: karaçaylı 11 05 2018 11:14
sayın mustafa kamber zanan zaman baska yerlerde de yaptığın yorumları okuyorum. ele alacak bir tarafını göremiyorum. bir çok şeyi görmüyorsun ya da görmemezlikten geliyorsun. fakat bu sefer para yazı da gelmeyecek tura da para bu kez dik gelecek dik taman mı

2. Yorum: mustafa kanber 06 05 2018 13:24
herşey çok güzel iyide bu cumhuriyet halk partisi ben bildim bileli yaşım 48 iktidar olmak için türkiyeyi yönetmek için seçimleri kazanmak için aklı başında bir politika yapmadıki terör örgütü.ile işbirligi yapan bir partiyemeçlise gitsin diye emanet oylar veren millet çekimlerini satılık bir mal gibi başka partiye veren türkiyeyi bölmeye çalışanları temizlerken parti lideriniz elini öpüp cemaat oyu isteyen. türkiyeyi türkiye düşmanlarına şikayet eden bir parti liderine nasıl güvenip başa getirelim./ve bu kişiler atatürkçü görünüp bizim kadar atatürke inanmayan ve atatürkün emanetine saygı duymayan parti başkanı .(başkasına diktatör deyip kendi koltuk davasına karşısına rakip çıkan kişileri bir şekilde yolsuzluklarını ortaya koyup diskalifiye eden bir lidere bu ülkenin ihtiyacı yok muhalefet siniz muhalefet kalacaksınız.saygılarımla
mustafa kanber

1. Yorum: mustafa kemal 04 05 2018 20:58
celladına aşık olmuşsa bir millet, ister ezan ister çan dinlet. itiraz etmiyorsa sürü gibi illet, müstahaktır ono hrtrlü zillet....


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

İsmet İnönü 134 yaşında


Soytarıların Muhbir Çeteleri


Hüseyin Mor Eleman Aranıyor


Boyabat Kalesini Gezelim mi?


A’dan Z’ye Şarbon…


2014 Yılı Sinop İlçeleri Belediye Başkanlığı Seçim Sonuçları


Sonuna kadar okuyun ve yazının başlığını siz atın!


Hiç Bir Şey Kolay Kazanılmadı!..


Boyabat Gazetesi'ne ASİLDER'den Ziyaret


Dolardan Bana Ne


Şehit Sadık Aparangil'in Hanımı Fatma Aparangil Ağlattı


Çok Mu Zor?


İmar Barışı üzerine bir değerlendirme


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Kıbrıs, İskenderun ve Hatay Gezisi Fotoğrafları-4


Azmin Zaferi İnandık ve Kazandık


Sinop MHP diyor


Döndü Hanım


İbretle Okuyunuz!


Boğazda Can Pazarı


Zamanım!


Ayşe Hanım Neden Önemlidir?


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Geçim öncelikli eylem planı


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz




Eylül ayı ziyaretci sayısı:947066 DtGaNi

* ANASAYFA *