E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Biatçılık, Despotizm, Hukuk ve Demokrasi

Kavramlar, anlamlar, içerikler ve uygulamalar değişkendirler. İnsanlar; farklılıkların eşitsizlik doğurduğunu, gücü elinde olanın ayrıcalıklı olduğu, keyfiliğin haklardan yararlanmada düzensizlik meydana getirdiği endişesi içindedir.

İnsanlar; bazı insanların bazılarından daha ayrıcalıklı olmasını önlemek için de hukuk kurallarını, adil yargılamayı, kanun önünde eşitliği, masumiyet ilkesini, suçsuz ceza olmaz ilkesi benimsemiştir. Bunun sonucu olarak hukuk devleti kavramını benimseyerek, anayasa ve yasalarla siyasi iktidarın, sermaye sahiplerinin halk yığınlarını istismarını önlemeye çalışmışlardır.

Çağın gereği; anayasal devlet, hukuk devletidir. Demokrasi, ayrıcalıkların olmadığı herkesin eşit olduğu hukuk devleti varsa anlamlı sistemdir.

Biatçılarda sorgusuz itaat esastır. Hukuk ve demokrasi bunlarda anlamsız sözcüklerdir. Despotizm de hukuk yoktur, despot herşeydir.

Demokrasi; yöneticilerin halk tarafından belli süreyle seçmesi ve değiştirebilmesi iken, hukuk devleti; kişi sınıf ve zümre ayrımcılığının olmadığı herkesin her vatandaşın doğuştan eşit haklara sahip olduğu temeline dayanır. Bunun içinde kuvvetler ayrılığı anlayışı ile yargı bağımsızlığı esas alınmıştır.

Tarih boyunca; yargıyı istediği gibi kullanan siyasi iktidar, her zaman hukukta muhaliflere adalet hakkı tanımadan yeni haksızlıklar yaratmıştır.

Ne adına? Din adına, ideoloji adına haksızlıklar yapılmıştır, yapılmaktadır.

Gücün hukukunun olduğu yerde despotizm vardır.

Hukuk başka şeydir, yasa çıkartmak başka şeydir. Hukuk, yasayı belirler. Yasa, hukuku belirlemez. Bir yasa çıkarıldığında bu hukuk olmaz, yasal düzenleme olur.

Türkiye’de bugün; hukuk devleti mi, yargı bağımsızlığı mı çoğunluk despotizmi mi var tartışmaları yapılıyor.

Genel olarak gözlenen; siyasi iktidarın yargı gücünü de kullandığı, bunun için yasal düzenlemeler yaparak yargı erkini emrine aldığı şeklindedir.

Özel yetkili mahkemelere ilişkin düzenleme; kamuoyuna sunulmadan tartışılmadan değişiklikler son ana kadar açıklamadan anında meclise getiriliyor, görüşülüyor ve çoğunluk oylarıyla kabul ediliyor.

Mevcut özel yetkili mahkemeler kaldırılıyor, yeni özel yetkili mahkemeler kuruluyor.

Verilen yetkiler, normal, olağan bir hukukun çok üstündedir. Bu mahkemelerle; hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmayan düzenlemelere gidilmiştir.

Yani Türkiye’de siyasi iktidar gücü; hukuk devleti değil yasa devleti olmayı tercih etmiştir.

Hukuk devletinde; kimseye olağanüstü, hukukun olması gerektiğini söylediğinin dışında yetkiler verilemez. Verildiğinde başka güç merkezleri oluşur, hukuk ortadan kalkar.

Yasalar; hukukun hizmetinde olmalı. Hukuku kimse kullanmamalı. Sonuçta yasal bir düzenleme yaparsınız ama bu hukuka uygun olmaz,

Hukukun amacı; düzeni ve adaleti sağlamak demektir. Adalet, yasanın emrine girmişse o zaman görünüşte bir adalet vardır. Hukukla ilgisi olmaz, görünüşte hukuktur.

Hiç kimseye, olağanüstü, hukukun olması gerektiğini söylediğinin dışında, yetkiler verilmemelidir. Verilirse, hukuk ortadan kaldırılmış olur.

Korkarak, ürkerek, duygusallığa kapılarak hukuk oluşturulmamalıdır. Yasa çıkarırsınız ama artık o hukuk değildir, iktidar gücünün korku aracıdır.

Yaşanan ve yaşatılan sıkıntılar, toplumda hemen herkesi rahatsız edici bir boyuta gelmiştir.

Keyfi yandaşı koruma ve kollama, muhalifi sindirme susturma, hak almadan mahrum etme anlayışı; adalet sistemini, yargı sistemini bunaltmış, yargıya olan güveni sarsmıştır.

Oysa yargı; güçsüzlerin sığınacağı limandır. Hak arayan ya da haksızlığa uğrayan insanlar, adaletin tarafsız ve yansız sağlanması ile rahatlamalıdır.

Uygulamalardan ve sıkıntılardan ders alınmalıdır.

Günün Sözü: Güçlünün güçsüze yapacağı en büyük kötülük, adalet adına adaletsizlik yapmasıdır.

Tarih:02 07 2018 14:35(1151) Facebook'ta Paylaş


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Yazarımız Avukat Prof. Dr. Nurullah Aydı İktidar Savaşı ve Propoganda Siyasal/Ekonomik Şekillendirme ABD-NATO ve TÜRKİYE Soytarıların Muhbir Çeteleri Eğitim-Öğretim Hedef Türkiye Ama Neden? Hak, Hukuk, Vicdan Arapçı Yobazlar, Mürteciler ve İslamcıla Kurban, Dinler, Müslümanlar Mesele Dolar Artışı Değil Arkadaş - Öz E Hayal Kırıklığı Yaşayanlar, Yaşatanlar Medya Silahı ile Yönlendirmek Kişilikler ve Yaşam Anlayışları Hitler Seçimle İktidara Geldi Ya Sonra.. Biatçılık, Despotizm, Hukuk ve Demokrasi Türk Kara Kuvvetleri Kuruluş Kutlama Mes İdeolojiler, Dinler, Milli Varlık ve Değ Yönetim, Algı ve Stratejik Akıl Ramazan/Şükran/Şeker Bayramı Kutlama Mes Konu Ekonomide Fırtına Ama.. Sağlıklı Güçlü Toplum Vatandaş ve Milletvekilleri Ayrıcalığı ABD-Türkiye Antlaşmaları Sinsi Gizli Emir Erleri, Yandaşlar Sözler ve Yazılar Üzülmek ve Özeleştiri Suçlayanlar ve Suçlananlar 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayram Sosyal Alanlar, Muhbirler Tetikçi İspiyoncular Düşünmeye Fırsat Verilmeyenler Hukukta Keyfiliğe Yer Yoktur Değerler, Kimlik ve Kişilikler Parçalanı Milli ve Yerli, Beka, Diriliş ve Çıkış Bilim; Bir Eseri Yok Ama Profesör Türk Milleti ve Ortak Doku Çaresizlik ve Acizliklik mi? Güvensizlik ve Ayrışma Rejim Değişirken Devlet Ciddiyeti İçte ve Dışta Sarsılırk Devlet-Toplum-İnsan ve Hukuk 2018 Yılı Kutlama Mesajı Anyasal Düzende-Hukuk Devletinde Erozyon Kimliğini Gizleyen Sinsi Hainler İslamcılarda Panik Övülenler, Eleştirenler, Suçlananlar Kim Tümü

Sıladan Mektup Var-3


17 Kasım Dünya Akciğer Kanseri Farkındalık Günü


Bu diyanet işleri başkanına karşı Anadolu fetvası verilmesi lazım


Yalnız Kendi Başın mı Dertli Sanırsın


10 Kasım’a Kadar Değil…. Son Kasım’a Kadar….


Sehven Bile Olsa Oy Yok


Osman Çakır'dan Taziye Mesajı


Siyaset Kazanı Yerel Seçim - Kasım 2018


Şahin Pasta ve Simit Sarayı'ndan Enflasyonla Mücadele


Yazarımız Avukat Prof. Dr. Nurullah Aydın'ı Kaybettik


Boyabat Barajı ve Çevresinden Fotoğraflar


2014 Yılı Sinop İlçeleri Belediye Başkanlığı Seçim Sonuçları


Sonuna kadar okuyun ve yazının başlığını siz atın!


Boyabat Gazetesi'ne ASİLDER'den Ziyaret


Şehit Sadık Aparangil'in Hanımı Fatma Aparangil Ağlattı


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Kıbrıs, İskenderun ve Hatay Gezisi Fotoğrafları-4


Döndü Hanım


İbretle Okuyunuz!


Boğazda Can Pazarı


Zamanım!


Ayşe Hanım Neden Önemlidir?


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Geçim öncelikli eylem planı


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz




Kasım ayı ziyaretci sayısı:560003 DtGaNi

* ANASAYFA *