E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Dolardan Bana Ne

Ülkemizin bu günlerde bir ekonomik savaş verdiği kesin. Ülkemize karşı oynanan her oyun karşısında birlik olmalıyız, beraber olmalıyız. Hiçbir dış güç bizim yöneticilerimize yaptırım uygulayamaz. Biz sevsek de sevmesek de dış güçlere karşı yöneticilerimize siper oluruz. Bu böyle biline.

Fakat yanlış yapan yöneticilerimizi de eleştirme, yanlış yaptıklarını söyleme hakkımız var.

Durdurulamayan dolar karşısında tv lerde meydan okuyan Cumhurbaşkanımız “onların doları varsa bizim de Allah’ımız var” dedi. Kur’an-ı kerimin güzel okuma yarışmaları yapılıp, ne anlama geldiği fazla önemsenmediği ülkemizde ekonomimiz de Allaha kalmış gibi görünüyor.

Cumhurbaşkanının bu sözü üzerine olsa gerek bir arkadaş sosyal medya hesabında aşağıdaki yazıyı paylaşmış. Bende kopyalayıp kendi sayfamda paylaştım.

Onların doları varsa bizim Allah'ımız var sözü büyük bir hatadır. Haşa Allah ile dolar karşılaştırılamaz. Zira bu, apaçık bir biçimde Allah'a şirk anlamına gelir. Allah korusun, Allah korusun, bu nasıl söz?

Bu yazıya yorum yapan arkadaşlar oldu. Bir arkadaşın yaptığı yorum aynen şöyle.

Mustafa hocam Zarar Türkiye’nin zararı bunu neden kullanıyorsunuz. Benim işim dolarla şu anda bir ay içinde en az 40 bin TL zararım var. Benim gibi dolarla çalışan binlerce firma var. Onlar sükûnet sabır içinde, ülkesi için zarar ettim yandım demiyor ama maşallah sizin gibi düşünenler zevkten dört köşe. Yapmayın kul hakkı olur en azından belli etmeyin benim vatanım yoksa malın mülkün ne anlamı var. Reisin ne demesini bekliyorsun şirk olurmuş ya geçelim bunları. Kıyasladığın şeye bak.

Yapmış olduğum kıyaslama doğrudur yanlıştır, ayrı konu. Çünkü yorumlar kişiden kişiye değişecektir. Vatanım yoksa malın mülkün ne anlamı var diyenler, bu vatanın kurucularını unutturmaya çalışmayın. Hele hakaret de hiç bulunmayın.

Anladığım kadarı ile 40 bin TL zararım var diyen arkadaş yurtdışından dolar ile mal alıp satıyor demek ki. Dolar ile de borçlanmış. Borcu ikiye katlamış. Ben öyle anlıyorum. Alıp sattığın malı niye yurtiçinden TL ile almadın?

Yastık altındaki dolarları bozdurun. Bu ülke işi, vatan işi diye avazları çıktığı kadar bağırıyorlar. Doları olup da bozdurmayanları da vatan hainliği ile suçluyorlar. Doları olup da bozdurmayan vatan haini ise, kendi ülkesinin parasına güvenmeyip, dolar ile tasarruf yapmaya çalışana ne demeli?

Eğer iş veren isen bir yerde mecbursun dolar ile alıp satmaya. Hava olsun diye döviz bürolarına gidip dolarını bozdurup, işçisinin alın terini vermeyenlere ne demeli?

Sağlam bir ekonomiye sahip olduğumuza inanmıyorum. Keşke yanılıyor olsam. Belirli bir eğitim seviyesindeki kişilerin dolar yakmasıyla da ekonomi düzelmez.

Doların yükselmesiyle birçok işçi işinden olabilir. Dolar ile alıp lira ile satan esnaf kardeşim çareyi işçi çıkarmakta bulabilir. Bir ayda 40 bin TL zarar eden arkadaşım gibi zarar eden çok işveren vardır sanırım.

Şunu da sormak lazım. Daha düne kadar tüm alım satımlarını dolar ile yapanlar, tasarruflarını dolara bağlayanlar, milli paranız Türk Lirasına neden güvenmiyordunuz?

Sade vatandaşa yastığın altındaki dolarları bozdurmayı tavsiye edenlere katılıyorum. Bu vatan için her şey yapılır. Yapılmalı da. Fakat cemaatten önce imam gereğini yapmalı.

Dolar ile iş yapıp köşeyi dönenler, Reza Zarrab’ın dağıttığı rüşvet dolarlar ile köşe olanlar ne kadar dolar bozdurdu? Bilen var mı?

Yollar, köprüler, hastaneler, daha birçok yatırım dolar ile yapılıp bir de dolar ile garanti verilirse vatandaşın yastığının altına karışılmamalı.

Amerika da ki uzay üssünü Konya da inşa ediyoruz, Çin de yapılmış olan altlı üstlü yapılmış olan yoları, İtalya da ki tünelleri Türkiye de gibi gösterenler, her iktidar ülkesinin ihtiyacı ne ise yapmak zorunda. Buralarda ki resimleri göstererek yol yaptık, köprü yaptık, tünel yaptık diyorsunuz ya.

Ben de soruyorum. Her ay daha maaşını almadan vergisi maaşından kesilen işçi kardeşimin, memurumun vergisi ile yapılan bu köprülere dolar olarak garanti verenlere bir şey demeyecek misiniz?

Bugüne kadar dışa bağımlı olmamak için ne yapıldı? Saman bile yurt dışından dolar ilealınıyor ise nohut, mercimek, pirinç, et vs ne ile alınıyor?

Bizim işçimizin dolar ile ilgisi ne diye düşünenler olabilir. Hatta yakın bir zamanda 1TL, 6-7 dolar olacak diyenler bile çıkar bu ülkede. İşçimizin dolar ile ilgisi olmayabilirdi, kur da tam tersi olabilirdi.

Sümerbank ta üretmiş olduğumuz kumaşları almak için sırada bekleyenlere TL olarak fiyat verip, dolarla olmaz mı dediklerinde, olur ama 1 TL 6 dolar, 7 dolar diyebilseydik.

Sümerbank, şeker fabrikaları, Türk Telekom, daha birçok kuruluşu satmayıp kendimiz üretip, kendimiz değerlendirebilseydik.

Dolardan bana ne, üç beş sene gömlek almam, ayakkabı almam, tatile gitmem diyenler, nohut Meksika’dan, mercimek Kanada’dan, pirinç İtalya’dan, barbunya Çin’den, samanın Bulgaristan’dan dolar ile geldiğini, saman fiyatının milli içeceğimiz ayranı bile etkilediğini sana nasıl anlatırız?

Ayakkabı, gömlek almayabilirsin, tatile gitmeyebilirsin ama ananın pişirdiklerini yiyebilmem için mutfağa bir şeyler alman lazım. Aldıkların olduğu gibi aldığını pişirebileceğin doğalgaz da dolar ile, meşe odunu ile pişiremeyiz. Gerçi ülkemizde odun çok ama bir işe yaramıyor.

Hiç kendi kendinize sordunuz mu? Bu hükümet bu günleri görüp kendini kurtarmak için seçimi öne aldığını, bu koşullarda seçime gitseydi kazanamayacağını görmüş olabileceğini. Eğer sordunuz ise şu soruyu da sormanız lazım. Kendi geleceğinin tehlike de olduğunu gören bir iktidar ülkesinin düşeceği bu durumu önceden niye görmedi, ya da göremedi.

Bu ülkenin bağımsız ve hür olabilmesi için Cumhuriyet’in kuruluş yıllarındaki ayarlarına dönmesi lazım. Atatürk ve ilkeleri gençlerimize doğru olarak öğretilmesi gerekir.

Cumhuriyet’in kuruluş yıllarındaki ayarlarına dönebilmek, Atatürk ve ilkelerini gençlerimize doğru olarak öğretebilmek için de Bursa, Antalya, Afyon, Eskişehir, Konya, Sakarya, Kayseri, Rize gibi birçok ilimizin statlarından silinen Atatürk adı tekrar verilmeli.

Başta ekonomik özgürlük olmak üzere her konuda özgür bil ülkede yaşamak dileği ile…

***

KURT İLE BOĞA

Bir otlakta boğa, bir inek ve bir dana ile otluyormuş. Yanlarına bir kurt gelmiş. Boğaya arkadaş olmak istediğini söylemiş. Boğa kabul etmiş.

Bir müddet sonra, kurt boğaya; siz otlayıp karnınızı doyuruyorsunuz. Benim karnım aç. Müsaade et danayı yiyim. Yoksa açlıktan öleceğim der. Boğa kabul eder. Kurt danayı yer.

Bir müddet sonra aynı şekilde ineği yer. Sıra boğaya gelir. Kurt boğayı da yemek istediği zaman boğanın aklı başına gelmiştir ama iş işten geçmiştir.

Boğa, ben bugün değil, danayı sana verdiğim gün kaybettim der.

Mustafa Gürleyen (19.08.2018)

Tarih:20 08 2018 13:04(1281) Facebook'ta Paylaş

1. Yorum: muammer ergan 22 08 2018 10:14
anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az. yüreğine sağlık dostum.


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Boyabatlı İki Ermeni Balkan Savaşı'nda Esir Düşmüş


Osman Çakır’dan Mevlid Kandili mesajı


Sıladan Mektup Var-3


17 Kasım Dünya Akciğer Kanseri Farkındalık Günü


Bu diyanet işleri başkanına karşı Anadolu fetvası verilmesi lazım


Yalnız Kendi Başın mı Dertli Sanırsın


10 Kasım’a Kadar Değil…. Son Kasım’a Kadar….


Sehven Bile Olsa Oy Yok


Şahin Pasta ve Simit Sarayı'ndan Enflasyonla Mücadele


Yazarımız Avukat Prof. Dr. Nurullah Aydın'ı Kaybettik


Boyabat Barajı ve Çevresinden Fotoğraflar


2014 Yılı Sinop İlçeleri Belediye Başkanlığı Seçim Sonuçları


Sonuna kadar okuyun ve yazının başlığını siz atın!


Boyabat Gazetesi'ne ASİLDER'den Ziyaret


Şehit Sadık Aparangil'in Hanımı Fatma Aparangil Ağlattı


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Kıbrıs, İskenderun ve Hatay Gezisi Fotoğrafları-4


Döndü Hanım


İbretle Okuyunuz!


Boğazda Can Pazarı


Zamanım!


Ayşe Hanım Neden Önemlidir?


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Geçim öncelikli eylem planı


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz




Kasım ayı ziyaretci sayısı:616814 DtGaNi

* ANASAYFA *