E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Soytarıların Muhbir Çeteleri

Nurullah AYDIN

24 Eylül 2018-ANKARA

Siyasi ayrışmalar, çıkar ilişkileri, planlı programlı stratejik dış güç oyunlarıyla Türkiye belirsizlik içinde. Kimisi kriz, kimisi kaos, kimisi iç savaş, kimisi felakete doğru derken bir kesim ise herşeyin iyiye gittiğini söyleyebiliyor. Aksini ifade edenlere ise konuşma hakkı halkı bilgilendirme hakkı, yaşam hakkı ne yazık ki verilemiyor. Bir kesime göre bürokrasi, güvenlik yargı başta olmak üzere devlet kurumları tahrip edilmeye devam ediyor. Siyaset alanı ise cılız seslerle varlar.

Türkiye ve bölge ateş altında.. Birileri vatanseverlere çamur atmakla meşgul..

Kimi İslam’ı, kimi özgürlükleri, kimi etnik kimlikleri istismarla meşgul.

Osmanlı çöküş döneminde de başrol oynayan İngilizler ajanlarıyla; işgale karşı mücadele eden başta Mustafa Kemal olmak üzere vatanseverlere çamur atma ve itibarsızlaştırma çabasına girişmişlerdi.

Ne ilginç bugün de; İslam’ın sevgi, barış, kardeşlik, eşitlik, özgürlük özelliklerini bir tarafa bırakıp yalancılığı, hırsızlığı, vahşeti, katliamı çağdışılığı benimseyenler var.

Aynı şekilde Atatürk’le alakaları olmayan ama kendilerine Atatürkçü diyerek kirli kimliklerini gizleyen İngiliz kökenli, İngiliz istihbarat eğitimi alan ajanlar, itibarsız soytarılar; Türk Milleti-vatan-devlet-bayrak-bütünlük-çağdaşlık mücadelesi verenlere karşı aynı ihanet iftiralarıyla meşguller.

Onlar ki; şikayet eder, iftira atar, hakaret eder.

Onlar ki; güven duyulan saygın insanları küçük düşürtmekten zevk alırlar.

Onlar ki; yalan söylemekten gerçek dışı yazmaktan, aldatmaktan kandırmaktan haz duyarlar.

Rekabet, kıskançlık, güç yetki elde etme isteği, popüler olma, ciddiye alınma, gündemde kalma isteği; iftira atma alışkanlığını artırıyor. Kavram karmaşası yaratma mekanizması işlemeye başlıyor. Ortaya atılan iddialar, sapla samanı iç içe geçiriyor.

Kıskançlık hastalığına yakalananların göstermek istedikleri kendilerini gündemde tutmaktır.

Oysa komik duruma düşerler. Alay konusu edilirler farkında değildirler.

TDK’ye göre komploculuk, ‘bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, gizli düzen’ anlamına gelmektedir.

Bu bir komploculuk hastalığıdır. Bu hastalığın ulaşacağı sonuç, kendi sorunlarının suçlusu olarak gördüklerine karşı sürekli kin ve öfke duymak, hırçınlaşmak ve gizliden gizliye çaresiz ve ezik bir ruh haletine bürünmektir.

Eğer bir yerde komplo var ise orada dürüstlük, ahlak, hak, adalet yoktur.

Üreten, dürüst, namuslu, ahlaklı kişileri suçlayarak zan altında bırakmak, komplocuların kişisel tatmin yoludur.

İftiracı komplocularda; ruhsal bozukluk, kişilik bozukluğu vardır. Şikayet etmek, suçlamak, iftira atmak, başarı karşısında eziklik duyanların yoludur.

Kimler iftira atar?

Çamur at izi kalsın anlayışı ile;

- itibar kazanmak isteyenler

- adam yerine konulmak isteyenler

- bağlı oldukları merkezlerin direktiflerini yerine getirmeye çalışanlar-

- saygın kişilerin sırtından gündemde kalmak isteyenler

- lekeli ve özürlüler

- itibarı saygınlığı kalmamış olanlar

- ciddiye alınmayanlar

- popüler olmak isteyenler

yazılı ve görsel medya yanında internet medyasında da yer alıyor.

İnternet fareleri işbaşındadır.

Karanlık dehlizlerde görevlendirilenler, yaşam alanları olan lağımlarda zehir üretim odaklarında aldıklarını görevleri gereği kusuyorlar.

Bu kişilerin yaptığı; bağlı oldukları merkezlerin direktifleri doğrultusunda iftira atarak adam yerine koyulma çabalarıdır. Yaptıkları itibarsızlaştırma ve değersizleştirme operasyonudur.

Aciz ve zavallı kişilerin, düşünceleri fikirleri olmayanların, alternatif fikir üretemeyenlerin yapacağı aciz bir tavırdır.

Yıpratıcı, sindirici sözler söyleyenler, yazılar yazanlar bir tezgahın parçalarıdır.

Yalan yanlış bilgilerle çamur atanlar bir süre sonra kendileri o çamurun içinde boğulurlar.

Üretken duyarlı olan kişilere çamur atmayı kendine alışkanlık edinmiş biri ile muhatap olmanın anlamı yoktur.

Yine yalakalıkla bir şey elde edemeyenlerle muhatap olmanın anlamı yoktur.

Yine popüler olmak isteyen birinin suçlamalarını cevap vermeye değmez.

Yine kişiliği bozuk tipleri de ciddiye almaya gerek yoktur.

Unutulmamalıdır ki;

Aciz insan şikayet eder

Basit insan iftira eder

Asil insan idare eder

Mevlana’nın dediği gibi ifade etmek gerekir.

Suskunluğum asaletimdendir

Her lafa verilecek bir cevabım var.

Lakin bir lafa bakarım laf mı diye.

Bir de söyleyene bakarım adam mı diye

GüNün SöZü: Hainlere, soytarılara zaman ayırma, insan olmanı unuttururlar.

Tarih:24 09 2018 19:17(454) Facebook'ta Paylaş

1. Yorum: müdür 25 09 2018 21:46
o haberi bu yaptırdı diye iftira atan yönetimdeki adam sanada kalmaz merak etme.


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

İktidar Savaşı ve Propoganda Siyasal/Ekonomik Şekillendirme ABD-NATO ve TÜRKİYE Soytarıların Muhbir Çeteleri Eğitim-Öğretim Hedef Türkiye Ama Neden? Hak, Hukuk, Vicdan Arapçı Yobazlar, Mürteciler ve İslamcıla Kurban, Dinler, Müslümanlar Mesele Dolar Artışı Değil Arkadaş - Öz E Hayal Kırıklığı Yaşayanlar, Yaşatanlar Medya Silahı ile Yönlendirmek Kişilikler ve Yaşam Anlayışları Hitler Seçimle İktidara Geldi Ya Sonra.. Biatçılık, Despotizm, Hukuk ve Demokrasi Türk Kara Kuvvetleri Kuruluş Kutlama Mes İdeolojiler, Dinler, Milli Varlık ve Değ Yönetim, Algı ve Stratejik Akıl Ramazan/Şükran/Şeker Bayramı Kutlama Mes Konu Ekonomide Fırtına Ama.. Sağlıklı Güçlü Toplum Vatandaş ve Milletvekilleri Ayrıcalığı ABD-Türkiye Antlaşmaları Sinsi Gizli Emir Erleri, Yandaşlar Sözler ve Yazılar Üzülmek ve Özeleştiri Suçlayanlar ve Suçlananlar 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayram Sosyal Alanlar, Muhbirler Tetikçi İspiyoncular Düşünmeye Fırsat Verilmeyenler Hukukta Keyfiliğe Yer Yoktur Değerler, Kimlik ve Kişilikler Parçalanı Milli ve Yerli, Beka, Diriliş ve Çıkış Bilim; Bir Eseri Yok Ama Profesör Türk Milleti ve Ortak Doku Çaresizlik ve Acizliklik mi? Güvensizlik ve Ayrışma Rejim Değişirken Devlet Ciddiyeti İçte ve Dışta Sarsılırk Devlet-Toplum-İnsan ve Hukuk 2018 Yılı Kutlama Mesajı Anyasal Düzende-Hukuk Devletinde Erozyon Kimliğini Gizleyen Sinsi Hainler İslamcılarda Panik Övülenler, Eleştirenler, Suçlananlar Kim Tümü

Hisar Tuğla Eleman Aranıyor


O çocukları, bu çocukları, şu çocukları!


15 Ekim Dünya El Yıkama Günü


İktidar Savaşı ve Propoganda


Çoban ve Dindarlık


Bir Diktatörde Olmazsa Olmaz Bazı Özellikler


Boyabat Barajı ve Çevresinden Fotoğraflar


İsmet İnönü 134 yaşında


2014 Yılı Sinop İlçeleri Belediye Başkanlığı Seçim Sonuçları


Sonuna kadar okuyun ve yazının başlığını siz atın!


Boyabat Gazetesi'ne ASİLDER'den Ziyaret


Şehit Sadık Aparangil'in Hanımı Fatma Aparangil Ağlattı


İmar Barışı üzerine bir değerlendirme


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Kıbrıs, İskenderun ve Hatay Gezisi Fotoğrafları-4


Azmin Zaferi İnandık ve Kazandık


Sinop MHP diyor


Döndü Hanım


İbretle Okuyunuz!


Boğazda Can Pazarı


Zamanım!


Ayşe Hanım Neden Önemlidir?


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Geçim öncelikli eylem planı


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz




Ekim ayı ziyaretci sayısı:526904 DtGaNi

* ANASAYFA *